Sohbet odalarına bağlan, sende gerçek sohbet arkadaşlıkları edin.

Sohbet Girişi


* Şifreniz yoksa boş bırakın. ESKİ SÜRÜM İLE BAĞLAN

Masaüstü üzerinden bağlanmak için mIRC Indir.

Arkadaşlık ve Dostluk Üzerine - Canlı Sohbet, Sohbet Odaları, Mobil Sohbet - Arkadaslar.Net


Arkadaşlık ve Dostluk Üzerine

Tanıdık ve ahbabın dışında bize en yakın olana da hakiki dost diyoruz. İnsanın hayatında edindiği dostların sayısı çok azdır. İnsan hayatında ya bir ya iki gerçek dosta sahip olabilir. İşte bu gerçek dost insanın ikinci vicdanıdır. Bazen vicdanın sustuğu yerde o konuşur, sözü o söyler, vicdanı o aydınlatır; iyiyi güzeli  o söyler; gereği  gibi uyarıda  o bulunur. Gerçek dosta her sır emanet edilir, her husus onunla müzakere edilebilir. Gerçek dostun öğütleri, uyarıları, eleştirileri imbikten süzülen berrak su gibidir. Zaten dostluğun kuralları da bunu gerektirir. Şöyle ki, Hz. Peygamber (a.s.), bir hadisinde : “ Dost, insanın ayıbını görünce gizlice ihtar eder; ifşa etmez. Böyle olan dostun da on ayıbını Allah örter”buyurmaktadır. Kusur ve ayıp gizlice söylenirse sahibine nasihat, açıktan söylenirse ona ihanet edilmiş olur. “Kusur, kusur görendedir” sözü, dostlar arasında önemli bir ölçektir.

 

Arkadaşlığın ve dostluğun değerini ve önemini sanırım bilmeyen yoktur.İnsan,  ömründe pek çok kimselerle ünsiyet ve ülfet payda eder. Ancak bunların tümüne dost ve arkadaş denemez. Çünkü bunlar çok değerli vasıflardır;. öyle her rast gelene de verilmez. Bu değerleri şöyle açıklayabiliriz: İnsanın görüştüğü insanlardan bir kısmına tanıdık denir ki, bunlarla olan bağlantı ya bir selamdan veya rastladıkça hal hatır sormaktan ibarettir. Bir  kısmına “ ahbap” denir ki, bunun değeri tanıdıktan daha fazladır. Arada sıra, belli günülerde bunların ziyaretine gidilir, ziyaretleri kabul edilir, görüşme uzadıkça aranıp sorulur. Ayrı ayrı şehirlerde iseler mektup, posta, telefon vs. ile hal hatır sorulur, gönül alınır, ziyaret böyle gerçekleşir. Bu da ahbaplar arasındaki samimiyeti ve gönül bağlılığını devam ettirir. Ancak, insan her sırrını, her derdini tanıdığına ve ahbabına söyleyemez. Onlardan her hususta yardım bekleyemez. Ne kadar içli dışlı da olsalar yine de sır hususunda, mahremiyet hususunda arada bir mesafe vardır, olmalıdır da.

 

Gerçek iki dost mutluğu da  mutsuzluğu da birlikte yaşar. Birinde meydana gelen keder ve hüzün diğerini de müteessir eder .Birinin mutluluğundan, duyduğu hazdan öbürü de hissedar olur.

 

Gerçek iki dost arasındaki samimiyet; bazen iki kardeş arasındaki samimiyetten daha da ileri olabilir. Evet, insan her sırrını, her arzusunu ve durumunu kardeşine, biraderine açmadığı, onun görüşüne başvurmadığı halde, tüm bunları çekinmeden dostuna söyleyebilir, onun fikrini, görüşünü alabilir. Bundan da anlaşılıyor ki, dostluğun kıymet ve önemi çok büyüktür. Bununla beraber insanın her rast geldiğine, kendisine ilgi ve muhabbet gösteren herkese dost gözüyle bakması biraz saflığın biraz da hamakatın eseridir. Yoksa sureti haktan görünen nice  adamlar vardır ki, sırf menfaati ve çıkarı için dostluk kurmak isterler. Geçmişte, dost maskesine bürünen sahte dostlar yüzünden nice insanlar felakete uğramış, yokluklara duçar olmuş, insan içine, toplum içine çıkamaz hale gelmişlerdir.
 İşte bunun için tanıdık veya ahbaplar arasında seçilecek dostun ahlakı, yaşantısı uzun uzadıya tecrübe edilmeli, uzun süre onunla düşüp kalkmalı, mümkünse seyahat etmeli, ne dereceye kadar şahsi menfaatine düşkün, ne kadar fedakar ve alicenap olduğu tetkik edilmeli, gözlemlenmelidir. Ondan sonra da dostluğu sınanmalıdır.
Gerçek dostluğun oluşması ve olgunlaşması için şu dört şartın bulunması gerekir diye düşünüyorum: Birincisi: Aradaki sevgi ve samimiyet, bir menfaate, bir çıkar ilişkisine dayanmamalıdır. İkincisi: Dostlar, karşılıklı vefakâr ve fedakar olmalı yani, gerek ihtiyaç anında gerek sıkıntılı anında gerekse mutluluk zamanlarında dostluğa ve sevgiye zarara getirmemelidir. Üçüncüsü: Dostlar birbirinin kusurlarını hoşgörü ile karşılamalıdır. Dördüncüsü: Biri diğerinin gıyabında, arkasında onun haklarını, onurunu ve vakarını korumalı ve savunmalıdır. Eğer araya menfaat girerse o zaman dostluğun asaletine zarar gelir, böyle dostlukta uzun süre yaşayamaz.
Gerçek dost, ikbal peşinde koşmaz. Onun için atalarımız demişlerdir ki: “Uzun emelleri, arzuları olan kimselerden uzak durun.” Uzun uzadıya ahlakı, geçmişi, yaşantısı, karakteri, asaleti denenmeyen bir adamı dost kabul etmek doğru değildir. Eğer dost edineceksek, onu tanımak için bunca zahmetlere katlanmamız gerekecektir. Gerçek dostluğun oluşması daha küçük yaşlarda, yani okullarda başlar. Çocuklarımızın yanlış yollara sapması, öz değerlerini yitirmesi hep  başı boş kişileri arkadaş ve dost edinmelerindendir diyebiliriz.  Aşık Veysel de gerçek dost bulamamanın ıstırabını yaşamış olmalı ki, bir şiirinde şöyle diyor:


Toplam 1 Yorumlar
Sohbetci

Sohbetin doyumsuz ve arkadaşlıkların en güzel yeri Arkadaslar.net

Bir cevap bırakın.

Sohbet - Sohbet - Sohbet -